DERGİİ

2007 YILINDAN 200 YAZI SİZLER İÇİN BURADA...


·        “Osmanlılar ve Ölüm”                                  Gilles Veinstein

·        “Osmanlı Coğrafyasına Yolculuk”                 Haluk Dursun

·        “Mühtedi”                                                    Osman Necmi Gürmen

 

 Osmanlılar ve Ölüm / İlber Ortaylı'nın Önsözüyle

Osmanlılar ve ölüm”: Ölüm ve insanların ölüme bakışları her zaman kafamı kurcalayan bir mevzu olmuştur. Bu nedenle bu konular hakkında bilgi edinmeye çalışıyorum. “Osmanlılar ve Ölüm” isimli eserde sanırım belli oranda merakımı giderecek akademik olarak hazırlanmış bir esermiş.

OSMANLI COĞRAFYASINA YOLCULUK

Osmanlı Coğrafyasına Yolculuk”: haluk dursun deyince aklıma tarihçi yada bir hoca olması değil bir zamanlar ağaçlarla ilgili geniş malumat verdiği yazıları gelir. Bu kitabı balkanlardan Anadolu’ya Osmanlı şehirleri ile ilgili kaleme almış olduğu bir esermiş. Merakımı cezp etti doğrusu.  

Daha Detaylı Görmek İçin Tıklayın..!

Mühtedi”: Osman Necmi Gürmen’in çok kısa bir süre evvel “rana” adlı kitabını okumuştum. Her ne kadar güzel bir üsluba sahip olsa bile bazı kısımlar beni pek tatmin etmemiş hatta bazı bölümlerde bir hayli sinirlenmiştim. Resmi tarih perspektifinden yararlanarak yazmış olması beni belli oranda rahatsız etmişti.

Esir düşmüş Avrupalı Luc, Kılıç Ali Reis tarafından kurtarılır, bir süre sonrada Müslüman olur fakat bu din değiştirme konusu öyle hemen kabullenilecek bir konu değildir ve Luc gel-git’ler yaşar kendisini sürekli olarak sorgulamaya başlar.  Muhtedi , kelime manası olarak ihtida eden yani Müslüman kişi olan demek. Başta da dediğim gibi konusu hayli ilginç geldi. Bir okuyayım bakalım, inşallah konusu gibi kitabın kendisi de beni memnun eder.


Yazar: Beyazkedim

ALACA KELİMELER

12/4/2007

 

Tüm kokular karıştı birbirine..Senin uçurum kenarına diktiğin siyah güller, benim sarp kayalarda yeşerttiğim papatyalar..

Dağ eteğine konmuş, ıssız ve yalnız kulübeden yükselen fesleğen kokuları ağlatıyor içimin dipsiz kuyusunda kendi halinde akan Nil'i..

Başım dönüyor.. Gözlerim mavinin telaşında olunca, Sardunyalar ayağıma dolanıyor..

Gökyüzü lacivertten bozma pembe bir gül gibi, ufukta kırmızılar doğuyor..

Gülün dikeni, ufku kanatıyor..

Defneler martı kanatlarında süzülüyor..damla denize kavuştukça, denizkızları menekşeleri büyütüyor..

Sessiz bir fırtına esiyor kimsenin bilmediği gizli  bahçede.. Yosunlar isyanda, yeşil hiç bu kadar siyah olmamıştı diye..

 

Ahh Gül-i Rânâ..

Öyle deli bir dalga bıraktın ki maviokyanusumun kıyısına.. en kırılgan yerindeyim zamanın..
karanlığa devinen akşamın içinde deniz intihar kokuyor..

Balıklar ve denizkızı kumsalda ağlarken yazgımızın sömürgesi korkak yalnızlığımıza, denizyıldızları gökyüzünden el sallıyor..


Yazan: Vivaforever